|
Kuruluşu antik çağlara dayalı İlçemiz; Likya Uygarlığının
görkemi içerisinde, dünya turizminin önemli bir kentidir.
Fethiye toplumu; Likya ,Grek ve Oğuz Türkmenlerinin uygarlık
mozaiklerini çağdaş uygarlık ile harmanlayarak öz benliği
içinde renkli ve uyumlu bir sosyalite oluşturmuştur.
Şamanizm, Bektaşilik ve İslamiyet etkileri; Fethiye’de halk
arasında diğer inançlarla engin bir hoşgörü ortamını
sağlamış, güzel bir doğada, zengin kaynakların,eşsiz
güzelliklerin tüm insanlıkla paylaşıldığı hümanist bir toplum
yapısı meydana gelmiştir.
Mitolojik dönemin “Güneş ve Işık kenti “, Roma
imparatorluğu döneminin Meğrisi (Makri - “Uzak kenti” ) 1934
sonrası modern genç Türkiye Cumhuriyetinin Fethiye’si olan
ilçemiz; merkez ve çevresi ile son yıllarda tarım ve turizmde
gösterdiği dinamizmle sosyal gelişimini hızla yükselten bir
kent olmanın haklı gururu içindedir.
FOLKLOR
Yöresel
müziği,dansları ve efsanevi halk edebiyatı ile zengin Anadolu
Folklorunun en güzel örneklerinden birine sahip olan
Fethiye,içinde yer aldığı Teke Yarımadasının yöreye has tipik
folklorik özelliklerini taşır.
Fethiye
köyleri geniş ve dağınık bir araziye dağılmışlardır.Halkın
çoğu hayvancılık ve çiftçilikle geçinir.İlkbaharda sahil
köylerinin dayanılmaz sıcaklığından korunmak için yaylalara
göç edilir.Torosların başı bulutlara varan 1000 – 1200 metre
yüksekliğindeki yaylaklarında el dokuması keçi kılı çadırlarda
geçirilen beş altı aylık yaz dönemi sonunda,sonbaharda ise
tekrar Fethiye’deki sahil köylerine dönülür.Fethiye
folklorunda tarlanın, yayla göçlerinin büyük etkisi
vardır.Atasözlerinde,deyimlerinde ve türkülerinde bunları
görmek mümkündür.Örneğin çekirge baskınları,çeteler,tütün
tarlaları,pınarlar,bahçeler dile getirilmiştir.Atasözleri ve
bilmecelerinde de tarım ve hayvancılık ön planda yer alır.
Fethiye’de türküler,danslar,şiirler sosyal yaşamın ayrılmaz
bir parçası olan yayla göçlerini,sevdalıların
hasretlerini,ölümün acısını,kısaca yaşamı anlatır.
Rengarenk giysileri,kimi zaman durgun kimi zaman kıvrak
hareketleriyle Fethiye Halk Oyunları bazen bir sevda öyküsü
olarak çıkar karşımıza,bazen bir gelin kınası yakılırken
gelinin duyduğu hüzünlü sevinci olur.Fethiye müzik ve
enstrümanlar konusunda da zengin bir yapıya sahiptir.
ÜÇ TELLİ : Saz ailesinden bir
enstrüman olup yüzyıllardan beri Fethiye ve yöresinde yapılan
ve çalınan otantik bir çalgıdır.
SİPSİ : Nefesli sazlardan,su
kamışından yapılan ve dolmakalem büyüklüğünde bir
çalgıdır.Sesi tulum ve gaydaya benzer özellikler
taşımaktadır.Fethiye-Üzümlü yolu üzerindeki Ağaltı Deresindeki
kamışlardan en kaliteli sipsiler üretilmektedir.
KABAK KEMANİ : Gövdesi su
kabağından,sapı ise ağaçtan yapılan üç telli bir yaylı
enstrümandır.Atın kuyruk kılından yapılan bir yayla çalınır.
DELBEK : Bir nevi zilsiz tef
görünümünde yalnızca hanımlar tarafından çalınmakta olan bir
enstrümandır.Daha çok yöresel düğünlerde ve kına gecesi
merasimlerinde davul,zurna yanında delbek de çalınmaktadır.
Fethiye ezgileri ise başlıca iki grupta incelenebilmektedir.
GURBET HAVALARI :
Teke yöresine özgü bir uzun hava türüdür.Yalnızlık,gurbe ve
hasret temalarını işler.Kabak kemane,cura,bağlama,sipsi ve
zurna eşliğinde icra edilir.Başlıca gurbet havaları arasında
Çörten Boğazı,Ümmü Kız ve Bozca Dugguk sayılabilir.
TÜRKÜLER VE OYUNLAR : Başlıca 6
grupta ele alınırlar:
-
Semahlar : Günlükbaşı mevkiinde
yerleşmiş Türkmenlerin,cem toplantılarında çalıp söyleyip
oynadıkları dinsel içerikli rakslardır. Kadınlı,erkekli
ikişer veya dörder olarak karşılıklı oynanır.Örnek: Yüce dağ
başında bir koyun meler, Hüseyinim Geliyor...
-
Kadın Oyun Havaları: 9 zamanlı
sözlü oyunlardır. Örneğin. Sarıca’da buğday,Al yazmamın
oyası...
-
Kına Havaları : Geline kına
yakarken söylenen ezgilerdir.Örnek: Bazarda bal var
gelinim,Getirin kına yakalım,Zeytin Dalı gevrek olur...
-
Dinleti Türküleri: Akşam
toplantılarında söylenen türkülerdir. Örn: Mendil serdim
urgana,Altaydır dağda gezerim,Evlerinin önü guyu...
-
Sözlü Kıvrak Oyunlar : 9 zamanlı
ritmle icra edilen halk türküleridir.Örn: Yayla Yolları,Bahçalarda
kum darı,Çekirgenin uçkuru,Kabardıç...
-
Enstrümantal Oyun Havaları:
Sözsüz oyun havalarıdır,9 zamanlı olanları yaygındır.Örn:
Ağır Beşkaza,Kıvrak Beşkaza, Ortaköy Oyun Havası...
Fethiye yöresinin özellikle dağ köylerinde düğünlerde ve
bayramlarda ayrıca seyirlik oyunlar da oynanmaktadır.Bunlardan
bazıları Arap Oyunu,Tilki Oyunu,Deve Oyunudur.Seyirlik
oyunlarda bayanların erkeklerin yanında oynaması ayıp
sayıldığından erkekler kadın kılığına girerek oyunlarını
oynarlardı
Arap Oyunu:
Meydana bir düğün ateşi yakılır.Kadın giysisi giyen erkek
oyuncu iki efe tarafından kaçırılır.Aynı efeler kaçırıp
sakladıkları kadını bulması için arap rolündeki oyuncuyu
zorlamaya başlarlar.Arap kadını ‘Dede’nin sakladığını
söyler.Dede de kadını tanımadığını söyler ama az sonra kadını
davul zurna eşliğinde oynatarak meydana getirir.Herkes
birlikte oynamaya başlar.
Tilki Oyunu:
Meydanda yakılan düğün ateşinin önünde kadın kılığın giren
erkek oyuncu ve efesi oynamaya başlarlar.Bu arada izleyenlerin
arasından bir horoz sesi gelir.Kalabalığın arkasından üstüne
çul atılarak tilkiye benzetilmiş birisi tilki sesi çıkararak
ulumaya başlar.Tilkinin üstündeki çula ve kuyruğuna gaz yağı
dökülmüştür.Oyun hareketlendikçe horozun sesi kuvvetlenir. Bu
arada tilkinin kuyruğu ateşlenir ve tilki yanmaya
başlar.Yanmakta olduğunu farkedemeyen tilki horozu yemek için
seyircilerin arasında kovalamaya başlar.Ve oyun böylece biter.
Deve Oyunu :
İki kişi merdiven,eğri bir ağaç,kilim,kaşık,yastık ve çan
kullanılarak deveye benzeyecek şekilde giydirilir.devenin
kulakları yerine kaşık,gözü yerine at gözlüğü bağlanır,Boynuna
büyükçe Güldürek diye adlandırılan bir çan asılır.Başının yan
taraflarına da üçerli veya dörderli ziller bağlanır.devenin
sırt kısmına bir kilim örtülür.Kuyruk yerinede örülmüş bir ip
veya bir bez parçası iliştirilir.
Deveci,devenin ipini tutarak yarenliğin sonuna doğru ‘Höst’
diye bağırarak meydana girer.Davullar hızlanır,oyun havaları
çalmaya başlar.Bütün gözler artık devenin üzerindedir.Deve ve
deveci gelin ile birlikte oynamaya başlar.Bu arada bir çocuk
deveye vurur ve deve huysuzlanmaya başlar.Öterek seyircilerin
üstüne doğru yürümeye başlar.Devenin bu davranışı yarenliğin
sonunun geldiği anlamını taşır.gençler ayağa kalkarak deveyi
kızdırmaya devam ederler.deve kızdıkça hırçınlaşır,önüne
çıkanı devirmeye,ayaklarına basmaya ve ısırmaya başlar ki
devenin hiddetine uğramak istemeyen herkes yavaş yavaş
ortalıktan çekilir.
FETHİYE’DE YÖRESEL GİYSİLER
Gelenek ve göreneklerine çok düşkün olan dağ ve yayla köyleri
ile Fethiye şehir merkezine uzak olan Seki ve çevresi
köylerinde yaşlı kadınlar hala yöresel giysileri giymekten
vazgeçmemişlerdir.Eski erkek giysilerine ise hiç
rastlanmamaktadır.
ERKEK GİYSİLERİ : Başta şapka
yada açık başlık; iç çamaşır olarak el tezgahlarında
dokunmuş,el ile dikme,uzun kollu,geniş beden,beyaz gömlek,iç
donları topuğa kadar uzun,beyaz dokuma bezden dikilir,topuğa
gelen kısmı işlemelidir.Gömlek üzerine zıbın ve zıbının
üzerine de cepken giyilir.Zıbının kolları düğmesiz,ön kısmı
açık,kolları ve yakaları kaytanla işlemelidir.Zıbının üzerine
giyilen cepkenin kolları ve ön kısımları kaytanla
işlenmiştir.İç don üzerine siyah yünden dokunan kumaştan
yapılmış çakşır giyilir.Uçkurlarının uç kısmı işlemelidir,
bağlandıktan sonra dışarıda aşağıya doğru sallanır.Çoraplar
pamuk veya yün ipliğinden elde örülür.Ayakta çarık ve mali
durumu iyi olan ailelerde ise yemeni görülmektedir.Belde kuşak
vardır.Yaşlandıkça kuşak,göğüs hizasına kadar sarılır.Kuşağın
kullanılmasındaki temel amaç,belin sağlam tutulmasını
sağlamaktır.
KADIN GİYSİLERİ : Başa
tepelikli takkeler giyilir.Takkenin etrafına altın dizilmiş
çelgi takılır.Ayrıca takkenin üzerinde gümüşten yapılmış
‘Savruk’ adı verilen tepelik bulunur.Bunun da üzerine
tezgahlarda dokunmuş ‘Dastar’ la baş örtülür veya
sarılır.Takkenin düşmemesi için boyun altından geçen ipten bir
de tutamak bulunur.İç çamaşır olarak ‘Bürümcük’ yada pamuk
ipliğinden dokunmuş,uzun kollu geniş beden gömlek
giyilir.Bunun üzerine giyilen üç etek üç parçadan yapılır.Üç
eteğin üzerine yelek giyilir.Yeleğin kolları ile ön
kısımlarının uçları kaytanla işlemelidir.Bunlar Şamalacası,Kaşıksakı,Kutumdan
yapılır. Göğüslerin derli toplu durmalarını sağlamak amacıyla
yeleğin ön ve alt kısmının uçları birbirine düğme ile gövdeyi
saracak şekilde tutturulur.Ayrıca zengin ailelerin giydikleri
‘DOMİTOKA’ adı verilen bir başka çeşit üç etek daha
vardır.Bunun diğer üçeteklerden farkı kumaşının daha iyi ve
pahalı olması,kol kısmında dirseğin alt kısmından aşağı doğru
sarkan bir parçanın bulunmasıdır.Bunun kumaşı gayet açık ve
dikkat çekici renklerden seçilir ve gümüş simli sırmalarla
işlenir. Belden aşağıya renkli basma veya ipekli kumaştan
yapılmış şalvar giyilir.Bel kısımları beyaz bezden,uçkurları
işlemeli olur,paçası büzmelidir.Ayaklara köseleden yapılmış
,altı kabaralı kundura giyilir.Kunduraların içine giyilen
çoraplar yünden yada pamuktan desenli olarak yapılır.
FETHİYE’DE EL
SANATLARI
Fethiye’de
eskiden beri el sanatları önemli yer tutmaktadır.Gruplamak
gerekirse:
1.DOKUMA:
A)
Halıcılık: İlçemizin Kaya Köyünde çok gelişmiş olup
ülke çapında ün kazanmıştır.Bahar aylarında koyunlardan
sağlanan yünler TENGEREK yada HALAÇ denilen kirmanlarla
eğrilerek ip haline getirilir.Dokunacak halının desenine göre
boyanır.Bu ipler ISTAR denilen tezgahlarda boyasız ip bölümü
çözgü olarak hazırlandıktan sonra dokuma işlemine geçilir.
B)
Kilimcilik:İlçemizin Seydiler ve Eldirek köylerinde
dokunur.İp hazırlaması halınınki ile aynıdır.Karaçulha ,Esenköy
ve Gökben köylerinde çul dokuması yapılır.Çözgü kısmı koyun
yününden atkı kısmı keçi kılından yapılır.Arasına renkli
yünden desen verilir.
C)
Dastar: Üzümlü ve İncirköy yörelerine has bir dokuma
çeşididir.Baş örtüsü,giysi ve ev eşyası olarak kullanılır.İpek
böceğinden elde edilen ipekle yapılanları oldukça aranan
türleridir.
2. AĞAÇ İŞLERİ:
Arsa,Bağlıağaç ve Dodurga köylerinde dışbudak ağacının
işlenerek şekil verilmesi ile yapılır.Yapılan ürünler arasında
dışbudak ağacından yapılan kaşık ve dibekler ile sedir ve
ardıç ağacından yapılan sandıklar vardır.Kayaköy ve Üzümlü
evlerinde el ile işlenmiş kapı,pencere ve ev içi dekorasyon
malzemeleri görülmektedir ancak artık bu tarz işlemeler
yapılmamaktadır.
3. TOPRAK İŞLERİ:
Esenköy’de yapılmaktadır.Esenköy civarından elde edilen bir
tür çamurun işlenerek odun ağacında pişirilerek sönmüş kireçle
desen verilerek piyasaya sürülür.
4. ÖRGÜ İŞLERİ:
Paşalı,Seydiler, Kumluova köylerinde tezgahlarda özel dokunmuş
kumaşlara nakışlar işlenerek yapılır.Folklor gösterilerinde
kullanılan özel giysilere yaşlı kadınlar bu nakışları hala
işlemektedirler.
|